Arı Kovanına Çomak Sokan Kız – Stieg Larsson

Temmuz 31, 2017

Yayın Evi: Pegasus

Sayfa Sayısı: 800

İlk Basım: 2011

Tür: Yabancı Roman

Yazar: Stieg Larsson

Kitap Hakkında Genel Bilgi

Millennium kitap serisinin üçüncü kitabı olan “Arı Kovanına Çomak Sokan Kız” aynı zamanda serinin son kitabı. Son derece sürükleyici bir kurguya sahip serinin sona ermesine çok üzüleceksiniz. Özellikle Lisbeth Salander’e çok bağlanacaksınız ama yapacak bir şey yok. Belki de çok da başarılı olmayan sinema versiyonlarıyla idare etmeniz gerekecek! Serinin en kalın kitabı sizi en az diğerleri kadar hoşnut edecektir. İkinci kitapta heyecan zirveye çıktıktan sonra, belki de olayların etkisini sindirebilmemiz için yazar kitabın başlarında bizi biraz dinlendiriyor. Arı Kovanına Çomak Sokan Kız‘ı okumak için serinin ilk iki kitabını okumanız gerektiğini biliyorsunuzdur herhalde değil mi?

Lisbeth, Zala ve sarışın dev ile girdiği mücadelen sonra hastane yatağına mahkum olmuştur. Sarışın dev polisin elinden kaçarken Zala da Salander gibi hastanede ölüm kalım mücadelesi veriyor. Kitapta özellikle devlet kurumlarının yozlaşması üzerinden gidiliyor. Devletin içindeki gizli bir örgüt, Zala gibi suçluları kendi çıkarları için zamanında korumuş ancak Zala ve Salander olayı açığa çıkınca, dağılmış olan ekip yeniden bir araya gelmeye çalışıyor. Amaçları Zala ve Salander’i ortadan kaldırıp olayı örtbas etmek.

Salander hayatındaki pek kimseye güvenemese de doktoruyla iyi anlaşıyor. Sektör adlı gizli örgütün elinden kurtulmak için daha uzun süre hastanede kalmaya çalışıyor. Blomkvist de Sektörün takibinde olduğu için dikkatli davranmaya çalışıyor. Öbür taraftan devletin içinde farklı bir teşkilatın da Sektör hakkında araştırma yaptığını ve Blomkvist’in yardımına ihtiyaç duyduğunu öğreniyoruz. Öbür tarafta Erika dergiden ayrılarak büyük bir ulusal gazetenin başına geçiyor ancak orada da sıkıntıları bitmiyor. Salander, Erika’dan hiç hoşlanmasa da yardıma ihtiyacı olduğunda onunla temasa geçmekten kaçınmıyor.

Olayların açığa çıkacağı mahkeme başlamadan önce bile aksiyonun hiç azalmadığı kitapta, mahkeme aşaması da bir o kadar keyifli. Keşke hayatta olsaymış Stieg Larsson da, Salander ve Blomkvist serüvenleri baştan planlandığı gibi on kitaba tamamlansaymış diyeceksiniz.

 

Yorum Yapılmamış

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir