Tarihe Tanıklığım – Aliye İzzetbegoviç
Anı / Ekim 8, 2018

Aliya İzzetbegoviç faktörü olmadan Bosnanın bağımsızlık mücadelesi anlaşılamaz. Aliya’yı herhangi bir özgürlük savaşçısından ayıran özellik liderliğinin çok yönlü yansımalarında aranmalıdır. Bu kitap, onun kendi kaleminden kişiliğinin yansımalarıdır. Onun hayatı, toplumunun değerlerine sahip çıkan, bu değerlerin entelektüel ve siyasi olarak yeniden diriltilmesine adanmış bir ömürden ibarettir. Bosnalı Müslümanların, asimile edilerek kimliklerinin silinmesine yönelik sistematik uygulamalara karşı bir aydın olarak direnmiş, yıllarca hapis yatmıştır. Bir özgürlük savaşçısı ve devlet adamı olarak bağımsızlık mücadelesine öncülük etmiş, bağımsız Bosnanın yeniden kurulmasında belirleyici olmuştur. Düşünür, özgürlük savaşçısı, devlet adamı olarak Aliya İzzetbegoviç yeni bir lider tipinin öncüsüdür. Bilge kral Aliya İzzetbegoviçin anılarını okumak, imkansızlıklar içinde büyük umutları besleyen, adaletsizliğe karşı ahlâkın zaferine inanan bir ulusun tarihine tanıklık etmektir. “Bize dayatılmış olan bu savaşta, dünyayı ilk kez şaşırttık.İlk şaşkınlığı yaratan direnişimizdi. Gerek düşmanlarımız gerekse dünyanın büyük kısmı, hızlı bir yenilgiye uğrayacağımız beklentisindeydi.Halbuki ne oldu? Direnişimiz her geçen gün dahada güçlendi ve adeta topraktan biter gibi giderek daha fazla asker  ortaya çıktı. Saldırgan güçlerin muazzam teknik üstünlüğüne rağmen, topraklarımızın % 30′ unu korumayı ve düşmanı hemen tüm önemli şehirlerden atmayı başardık. Adam adama savaştığımız her yerde askerlerimiz üstünlüklerini kanıtladılar ve muzaffer oldular. Bizim sorunumuz hala, düşmanın ağır silahlarıdır. İkinci şaşkınlık, mücadelemizin politik yanına ilişkindi. Zulümlerin yarattığı dehşet ve…

Mehmed Akif – Sezai Karakoç
Anı , Biyografi , Deneme / Ocak 29, 2017

Yayınevi: Diriliş Yayınları Sayfa Sayısı: 95 İlk Basım: 1968 Tür: İnceleme Yazar: Sezai Karakoç Kitap Hakkında Genel Bilgi Sezai Karakoç, bu kitabında hayranlık duyduğu ve kendi ideolojisinin şekillemesinde büyük rol oynayan İstiklal Şairimiz Mehmed Akif Ersoy’un hayatı ve eserleri hakkında incelemelerde bulunuyor ve aynı zamanda kendi yorumunu ekleyerek onun hayatını anlamlandırmamız adına bize yardımcı olmaya çalışıyor. Oldukça sanatsal eserler veren Akif’in eserlerini anlayabilmemiz için bize yol gösteren yazarımız, yol göstermenin yanı sıra kendi yorumları ile adete bizimle bir edebiyat münakaşası içine giriyor. Akif’i incelerken onun ideolojisine de değinen yazar, Türk – İslam geleneklerine göre eserleri yorumluyor. Bunu yaparken farklı türdeki eserleri ayrı ayrı inceleyerek bize oldukça kolay okunacak bir içerik sunuyor. Aynı zamanda Akif’in Yahya Kemal gibi diğer şairlerimizi ve yazarlarımı ile olan ilişkisine de değiniyor. Böylelikle eserler hakkında yorum yapmak daha kolay bir hal alıyor. Eser yorumlamanın temelinde sadece yaşananlara bakmak değil, eseri yazan kişinin bütün hayatını baştan sonra inceleyerek yorumlamak gerekiyor. Yazar Hakkında Genel Bilgi 1933 yılında Diyarbakır’da hayata gözlerini açan Sezai Karakoç, lise eğitiminin sonuna kadar Diyarbakır ve çevresinde yaşadı. Ardından felsefe eğitimi almak için İstanbul’a geldi. Babası onun ilahiyat okumasını istiyordu. Kendi parası ile geçim sıkıntısı çekeceğini anlayınca ücretsiz eğitim kısmı bulunan Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin sınavına girdi. Burayı kazandıktan sonra başarı…

Osmancık – Tarık Buğra

Yayınevi: Ötüken Sayfa Sayısı: 357 İlk Basım: 1982 Tür: Roman Yazar: Tarık Buğra Kitap Hakkında Genel Bilgi Kitap Osmanlı’nın beylikten develte geçiş sürecini konu edinmiştir. Ertuğrul Gazi’nin oğullarından en küçüğü olan Osmancık, kılıç ve at binme konusunda oldukça maharetlidir. Bir gün ormanda Şeyh Edebali ile karşılaşırlar ve aralarından bir diyalog geçer. Edebali, bütün beyliğin saygı duyduğu bir insandır. Osmancık o günden sonra Şeyh’in evine gidip gelmye başlar. Bir gün o evde bir rüya görür ve ona anlatır. Edebali rüyayı Osmancık’ın asırlarca büyük topraklara hükmedevek bir cihan devletinin kurucusu olacağı şeklinde yorumlar. Bir zaman sonra Osmancık beyliğin başına geçer ve civardaki düşmanlar ile savaşmaya devam ederek topraklarını genişletirler. Beyliğin başına geçtikten sonra kendisine Osman Bey denmeye başlar. Osman Bey aynı zamanda Şeyh’in kızına aşık olur ve ister. Düğünleri gerçekleşir ve evliliklerinden çocukları olur. Bu çocuklardan Orhan Bey büyüyerek beyliğin başına geçer ve Bursa’yı fethederek Osmanlı Devleti’nin başkenti ilan eder. Osman Bey’in mezarı Bursa’da gümüş kubbe altında yer almaktadır. Yazar Hakkında Genel Bilgi 1918 yılında Akşehir’de hayata gözlerini açan yazar 26 Şubat 1994’de hayata gözlerini yumana kadar aktif yazarlık hayatına devam etmiştir. Eğitimi sırasında Tıp, Hukuk ve Edebiyat fakültelerine ayrı ayrı devam etmiştir ama hiçbirini bitirmemiştir. Edebiyat fakültesini son senesinde bırakmıştır. Tarihi…